|
|
|||
| Üç Aylık Mimarlık Kültürü Dergisi | |||
| editörden | içindekiler | dosya sunuşu | english summaries | Dizin | | |||
|
Sayı 9-Yaz 2003
"Depremini Bekleyen İstanbul"Sekiz aydır hazırlıkları sürdürülen "İstanbul Deprem Master Planı" 18 Ağustos günü kamuoyuna açıklandı ve Marmara depreminin dördüncü yılında İstanbul'un depreme nasıl hazırlanması gerektiğine dair bir yol haritası önümüze kondu. Oldukça kapsamlı bir şekilde hazırlanan ve sunulan bu çalışma şimdi İstanbul'un önünde durmaktadır; her kurum, bulunduğu yere göre planı irdeleyecek ve değerlendirecektir. Bu çalışmanın tüm İstanbullulara yüklediği önemli bir sorumluluk olduğunu düşünüyoruz. İzleyici olmamız, çalışmaları takip etmemiz ve değerlendirmemiz, bunun için de çaba göstermemiz gerekiyor. Planda olabilecek eksiklikler veya farklı yaklaşımların, hazırlayanlarla birlikte tartışılmasının yanında; yerel ve merkezî yönetimin bu planı nasıl değerlendireceği ve ne şekilde hayata geçireceği de önemli bir sorun olarak karşımızdadır. Planın hedefleri arasında "estetik yoksunu çevrelere nitelikli tasarımlarla yeniden kimlik kazandırılması" da belirtiliyor. Bu dileğe katılmamak mümkün değil. Ancak gerek yerel yönetimlerin gerekse merkezî idarenin proje elde etme yöntemi tartışmalıdır. Marmara depreminden sonra bölgede yapılan binlerce konutun tek tip projelerle yaptırıldığını gözlemlemiş ve eleştirmiştik. İstanbul'da gerçekleştirilmesi düşünülen kentsel iyileştirme projelerinin benzeri yöntemlerle elde edilmesinin, kentimize kimlik kazandırma konusunda sıkıntı yaratacağı ortadadır. Nitelikli tasarım elde etmenin öncelikle mimariye kaynak ayırmakla ve mimari yarışmaların devreye girmesiyle gerçekleşebileceğinin bilinmesi gerekir. Kentin mevcut sağlıksız ve niteliksiz yapı alanlarının, çeperlerde çok sık rastladığımız toplu konut alanlarındakilere benzer yapılarla doldurulması İstanbul için estetik bir yıkım olacaktır. Sağlamlığın, kentsel iyileştirmenin çok sık dile getirildiği bir ortamda, ilk anda aklımıza gelen böylesi bir endişeyi de dile getirmek istedim. mimar.ist'in, İstanbul Deprem Master Planı'nın kamuoyuna sunulduğu, bir diğer deyişle deprem çalışmalarının yeniden değerlendirilmeye alındığı günlerde yayınlanacak olması bu sayının konusunu belirlememize neden olmuştu. Editörlüğünü Asuman Yeşilırmak'ın üstlendiği "Dosya" bölümünde, planı hazırlayanların yaklaşım ilkelerini ve değerlendirmeleri bulacaksınız. Dileğimiz, dergimizin olanakları ölçüsünde tartışmalara katkı yapacak metinleri sizlere ulaştırabilmektir. Kültür varlıklarının nasıl korunacağı, bu plan tartışmaları sırasında sıkça karşılaşacağımız bir konu. Plan müellifleri, kültür varlıklarının bedeli ne olursa olsun tereddütsüz korunması gerektiğini söylüyorlar. Bu noktada endişemiz, anıtsal yapılara değil, sivil mimari yapı stokunun yoğun olduğu ve oldukça düşük gelir seviyesindeki yurttaşların oturduğu "köhnemiş" bölgelerle ilgili yaklaşımlara yöneliktir. Bu konuyu önümüzdeki sayıda açmaya, "Tarihî Çevrede Yapılaşma, Kentsel Koruma" başlığı altında oluşturacağımız bir dosyayla değerlendirmeye çalışacağız. Dosyamızda, öğrencisiyle birlikte bir çalışmasına yer verdiğimiz değerli hocamız Hülya Yürekli'ye bu vesileyle bir kez daha acil şifalar diliyor, yeni katkılarını bekliyoruz. *** mimar.ist'in TUBİTAK-ULAKBİM Sosyal Bilimler Veri Tabanı'na alındığını, önümüzdeki sayıdan itibaren buna yönelik bazı teknik düzenlemeler yapmak durumunda olduğumuzu duyurmak istiyoruz. Gönderilen yazılarda Türkçe ve İngilizce kısa özetler ile anahtar kelimelerin bulunması ve Adam Yayınları'nın Ana Yazım Kılavuzu'na uyulması gerektiğini hatırlatıyoruz. Bu doğrultuda, sunuşla ilgili bazı standartların oluşturulması da gerekiyor. mimar.ist hakemli bir dergi değil; kuşkusuz, akademik formatta olmayan katkılara da açık olmaya devam edecek. Dergimizin 10. sayısıyla birlikte bir dizin vermeyi düşünüyoruz. Okurlarımız eski sayılarımızla ilgili bilgilere web sayfasından ulaşabilirler. Eleştiri, öneri ve katkılarınızı bekliyoruz. Yeni sayılarda görüşmek üzere… H. Bülend Tuna |
||