Yayınlayan
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi
Sahibi
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi adına
Eyüp Muhcu
Genel Yayın Yönetmeni
Deniz İncedayı
Yayın Koordinatörü
Fatma Öcal
Yazı İşleri Sorumlusu
Metin Karadağ
Yayın Kurulu
Ayşen Ciravoğlu, Ahmet Tercan,
H. Bülend Tuna,
T. Gül Köksal, Kubilay Önal
Danışma Kurulu
Zeynep
Ahunbay, Nur Akın, Ülkü Altınoluk, Bilge Arıkan, Harun Batırbaygil, Afife Batur,
Cengiz Bektaş, İhsan Bilgin, Çelen Birkan, Hasan Çakır (Almanya), H. Besim
Çeçener, Oktay Ekinci, Cengiz Eruzun, Nur Esin, Nuran Zeren Gülersoy, Sümer
Gürel, Ersen Gürsel, Yücel Gürsel, Havva Kanbur (İspanya), Ruşen Keleş, Doğan
Kuban, Mehmet Küçükdoğu, Derya Oktay (Kıbrıs), Sabri Orcan, Selim Ökem, Deniz
Erinsel Önder, Hakkı Önel, Gülşen Özaydın, Hasan Cevat Özdil, Aslı Erim Özdoğan,
Yıldız Sey, Şükrü Sürmen, Mete Tapan, Uğur Tarhan, Ahmet Tercan, Necdet Teymur,
Afşar Timuçin, Rüksan Tuna, Hülya Turgut, Yıldız Uysal, Mücella Yapıcı, Hüsnü
Yeğenoğlu (Hollanda), Zekiye Yenen
Yayın Yönetim ve Yazışma Adresi
Yıldız Sarayı Dış Karakol Binası, Barbaros Bulvarı
34349 Beşiktaş-İstanbul
Tel: 0212 227 69 10 Faks: 0212 236 85 28
e-posta: dergi@mimarist.org
www.mimarist.org
Mali Koordinasyon
Sami Yılmaztürk
Görsel Yönetmen
Zehra Şenoğuz
Ofset Hazırlık
Ekol Tanıtım
Kireçburnu, Prof.Dr. Aykut Barka Cad. Alpaslan Sok. No: 42/1 Sarıyer 34457
İstanbul
Tel: 0212 223 81 51 (pbx) Faks: 0212 223 80 95
e-posta: ekoltanitim@gmail.com
Renk Ayrımı
Okyanus Matbaacılık Yayıncılık Ltd. Şti.
Baskı-Cilt
Promat Basım Yayın, İstanbul
Tel: 0212 456 63 63
Dağıtım
Tele Kurye
Reklam
Mimarlık Vakfı İktisadi İşletmesi
Recep Paşa Cad. Nimet Abla İş Merk. No:18 K.2
Taksim 34437 İstanbul
Tel: 0212 253 45 35 pbx Faks: 0212 253 43 04
Fiyatı: 7,50 YTL
Yıllık abone ücreti: 26,00 YTL
Öğrencilere % 50 indirim uygulanır.
"mimar.ist" dergisi Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi üyelerine ücretsiz
olarak gönderilir. Yazılarda ileri sürülen görüşlerin sorumluluğu yazarlarına
aittir. Dergi adı belirtilmek koşuluyla alıntı yapılabilir. |
|

Sayı 17-Güz 2005
Editörden
Kenti Kentliyle Paylaşmak
Formula 1 tesisleri tamamlandı ve büyük yarışın İstanbul ayağı geçtiğimiz
günlerde gerçekleştirildi. Katılım herkesi memnun etmiş olmalı ki sebep olanlar
mahcubiyet duygusundan sıyrılmaya ve gururla ortalıkta dolaşmaya, projeye sahip
çıkmaya başladılar. Boğaz Köprüsü yapılırken bu seçeneğin kentin ulaşım
sorunları için son derece sakıncalı sonuçlar doğuracağını söyleyenlere karşı
“gericilik, bağnazlık, vb.” suçlamaları yapanların, gündeme ikinci, üçüncü
köprüler geldiğinde, ya da köprülerin ve bağlantı yollarının İstanbul
planlamasını ne denli kötü etkilediğini, çarpık yapılaşmayı azdırdığını
gördüklerinde hata yaptıklarını düşündüklerini sanmıyorum. Olsa olsa kentin
böylesine yayılacağını öngördükleri için uygun ulaşım olanakları sağladıklarını
düşünmüşlerdir.
Bir spor etkinliği gibi gösterilmesinin saçmalığı, araba tüketimini teşvik
etmesi gibi pek çok olumsuz nedene rağmen, Formula 1’in yapılması uygun
görülmüşse olabilecek en kötü yere yapılandırıldığı açıktır. Formula 1 için
yapılaşmaya açılan alan, İstanbul gibi bir metropolün içme suyunu sağlayan
Ömerli gölünü çevreleyen önemli bir su havzası. Şimdi hep birlikte bölgenin
yapılaşma sürecini izleyeceğiz, bölgede arsa fiyatları tavan yapmış
durumda. Sonuçta İstanbul’un suyu daha uzak bölgelerden büyük bedeller ödenerek
getirilmeye çalışılacak. Ömerli gölü de civarındaki ayrıcalıklı konutlar için
bir rekreasyon alanı olarak kullanılacak: “Gölde dolunay keyfi en güzel
Ömerli’de yaşanır”, neden olmasın? Belki de, civarında özel kulüp kartlarıyla
girilebilen ve göle uzanan iskeleler üzerinde yarı açık servis alanlarıyla
değişik güzellikler sunabilen sosyal merkezler için çok beklememiz gerekmeyecek.
“Kenti Paylaşmak / Sharing the City”, Uluslararası Mimarlar Birliği’nin bu yıl 3
Ekim’de kutlanacak olan Dünya Mimarlık Günü için belirlediği tema. Son derece
ilginç açılımları olabilecek, değişik düzlemlerde tartışabileceğimiz bir söz.
Farklılıklarla birlikte yaşamak doğal olarak kentte mümkün olabiliyor. Kentin
kaynaklarının, sokaklarının, meydanlarının, yeşil alanlarının, çeperindeki
ormanların, su havzalarının kentin/kentlinin malı olması, ortak yararlanılması,
paylaşılması nasıl mümkün olabilecek? İnsanların, evinin salonuna girer gibi
hiçbir ücret ödemeden girebildiği, dostuyla oturup sohbet
edebildiği mahalle parkının, kentin yaşam kalitesinin yükseltilmesine yaptığı
katkı nasıl küçümsenemez, reddedilemezse, kentin civarındaki yeşil alanların,
ormanların göllerin de tüm kentli için kullanılabilir olması, onların yararına
açık olarak bulundurulması gerekir.
İstanbul’da kentin ve kentlinin hafızasında yer eden ne kadar sıradışı yapı
varsa hepsinin, hak etmediği düşünülen halkın elinden alınarak ya ayrıcalıklı
kesime sunulması ya da paraya tahvil edilmek üzere turizme yönelik yapılaşmanın
kurbanı olması kaçınılmaz hale geliyor. Haydarpaşa Garı, limanı ve çevresi öyle
bir projeyle sunuluyor ki, insanlar “yapılanacaksa, böyle değil de doğru dürüst
yapılaşsın, hiç olmazsa göz zevkimiz bozulmasın” diyecek hale getiriliyor.
Sırada TRT İstanbul Radyosu var. Yıkıp yenisini yapalım önerisi getirilen
Taksim’deki Atatürk Kültür Merkezi’nin de altının turistik çarşı olarak yeniden
yapılandırılması düşünülüyordur, kim bilebilir ki, her şey olabilir. Turizmin
kültürle birlikteliğinin nasıl olması gerektiğini ve ne yazık ki olmaması
gerekenleri bu sayının dosyasında işliyoruz.
XXII. Dünya Mimarlık Kongresi’nin coşkusunu hep birlikte yaşadık. İstanbul,
konuklarına güzelliklerini ve keşmekeşini sundu, sorunlarını becerebildiği
kadarıyla tartışmak istedi. Buna katılma isteği gösterenler de, kendi
dağarcığındakini sunmakla yetinenler de oldu, hepsini ilgiyle izledik. Şimdi
belleğimizdekileri, elimizdeki dokümanları değerlendirme, sindirme dönemi.
mimar.ist diğer Oda yayınlarıyla birlikte, bu kapsamda yapılacak
katkılara açık olacaktır.
Kongre için hazırladığımız İngilizce özel sayının ilgiyle izlendiğini de
belirtmek isterim. Kongreye emeği geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkürlerimizle...
H. Bülend Tuna
|